Saint Hilarion Kalesi, Kıbrıs’ın en temel ve Ortaçağ’a ait en etkileyici mimariye sahip olan kalelerindendir. St. Hilarion ve Dieu D’Amour olarak da bilinen kalenin ilk ismi burada yaşamış olduğu sanılan bir azize aittir.

İkincisi ise Ortaçağ insanlarının çok sevdiği kelime oyunları ile ortaya çıkmıştır. Geçmiş zamanlarda söz konusu dağ zirvesindeki tepeleri ayrı olması ve aralarında bir vadi bulunmasından dolay Didymos (ikiz) diye anılırdı. Bu ismin ilk Latin yerleşikler tarafından yanlış telaffuz edilmesiyle isim Dieu D’Amour olarak yerleşmişti.

St. Hilarion Kıbrıs’ta ada halkının Arap akınlarına karşı uyarma ve korumak için dağlarda en yüksek noktalarda gözetlem noktası olarak yapılan kaleler zincirinin bir halkasıdır. Bu koruma Girne, Buffaveto ve Kantara’da da birer kaleyi içermektedir. Arap akınları VII. y.y’da başlamış ve aralıklarla X.y.y.’a kadar sürmüştür. Bu bakımdan buradaki ilk gözetleme kulesinin bu akınların sürdüğü yıllarda yapılmış olduğu sanılmaktadır. Ayrıca yazılı kaynaklarda kalenin, Aslan Yürekli Richard’ın 1191’de adayı ele geçirdiği zaman var olduğu belirtmektedir.

Kale Lüzinyan Döneminde geliştirilmiş ve güzelleştirilmişti. Kıbrıs’taki diğer kalelerden farklı olarak hava sıcak olduğunda bahçenin serinliği ve Kıbrıs’ın güzel manzaralarından birini görme şansının da olması buranın Lüzinyan asillerinin tercih ettiği bir kale olmasını sağlamıştır. Kale ayrıca birçok asilin başları sıkıştığı zaman sığınacakları bir yer olarak da tarihteki yerini almıştır.

Kale 1489 yılında Venediklilerin adayı ele geçirmesi ile boşaltılmış ve kaderine terk edilmiştir. Çok büyük başarı ve trajedilerin yaşandığı bu kalede 14. y.y. sonlarında günümüze ulaşan trajedi Kıbrıs Kralı 1. Peter’in kardeşi Antakya Prensi John ile ilgilidir. Prens ve ailesi Kıbrıs’a saldıran Cenevizililerden korunmak üzeri St. Hilarion Kalesi’nde yaşamaya başlamıştı. John, kendisine düşman olan Kraliçe Eleanor’un yalanları sonucu sadık korumaları olan Bulgar askerlerinin kendisine karşı gizli planlar yaptığına inanmıştı. Bu olaya çok kızan Prens Bulgar korumalarını yanına çağırarak tek uçurumdan aşağı attı. Bu olayın bugün Prens John Kulesi olarak bilinen yerde yaşandığı tahmin edilmektedir.

Kale değişik yükseltilerde kurulu 3 ana bölümlerden oluşmuştur.

1. Bölüm asker, kale çalışanları ve bu kişiler için yapılmış sarnıç, ahır odaları ve diğer yapılardan oluşmaktaydı. Ana girişi koruyan odaları ve diğer yapılardan oluşmaktaydı. Ana girişi koruyan Barbakan (Savunma Yeri) ile başlayan bu bölüm at nalı şeklinde yapılan kulelerle güçlendirilmiştir. Güzel bir mimarlık örneği olan giriş kapısının altındaki sade ve yarı yuvarlak alan üzerinde Kraliyet silahları veya Aziz’in resimlerinin olduğu düşünülmektedir.

2. Bölüm ise Kilise, Kraliyet Sarayı ve holü, mutfak, sarnıç ve yine Kale Komutanı’na ait odalar ve kiler, atölye, kışla yapıları ve Ortaçağ tuvaletleri gibi birçok yapıdan oluşuyordu. Girişinde ise yukarı çekilip açılabilen bir köprü ile kapanmış büyük kapı evinden geçerek ulaşılıyordu. Bu bölümdeki X.yy’da yapıldığı sanılan Bizans Kilisesi görülmeye değer etkileyici bir mimariye sahiptir.

3. Bölüm ise dik fakat geçmişte çıkışı merdivenler ve zikzak çıkışlarla kolaylaştıran bir yürüyüş yolu ile başlar. İç bahçeye gelindiğinde burada içinde fırın bulunan mutfak, sarnıçlar ve ilave odaların kalıntıları karşımıza çıkmaktadır. Batıda bahçe Lüzinyan Dönemi, Kraliyet odaları ile kesilmektedir. Bu bölümdeki Gotik mimari özellikteki pencereler Kraliçe pencereleri olarak bilinmekte ve görülmeye değer güzelliktedirler. Bahçeden kısa bir tırmanışla en yüksek kısma yani zirveye ulaşılır. Zirve deniz seviyesinden 732m yüksekliktedir ve müthiş bir manzaraya sahiptir. Aynı yoldan aşağıya inerken kendine güvenenler zorlu bir yoldan sonra güçlü ve izole durumundaki Prens John Kulesi’ni ziyaret edebilir.
Kale’nin çok ayrı bir özelliği daha Walt Disney’in “Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler” çizgi filimi yaratırken St. Hilarion Kalesi’nden esinlendiği söylenmektedir. Birçok Disney çizgi filminde resmedilen kuleler, kaledeki kulelerle büyük benzerlikler göstermektedir. Kale’nin bir peri masalından çıkmış gibi duran mistik havası birçok sanatçıya da ilham kaynağı olmuştur.

Girne ve Lapta/Alsancak Otellerinden başlayan St. Hilarion turu, Bu turda görülebilecek yerler St. Hilarion Kalesi, dir.

1 saat ören yerinde bekleme ücrete dahildir.

TUR KURALLARI

  • Turlar 4 kişilik sedan taksilerimizle yapılır, 1 ile 4 kişi arası ücret aynıdır.
  • Turlar otelden alımdan itibaren başlar, süre veya gidilecek yerlerden herhangi birinin önceden bitmesi halinde tur sona erer. Normal gezinti şartlarında süreler fazlası ile yeterlidir.
  • Ören yerleri giriş ücretleri, Yemek ve ihtiyaç giderleri turlara katılanlara aittir.
  • Müşteriler turun sonunda turun başladığı yere geri götürülerek turlar sonlandırılır.
  • Tur ücretleri kredi kartı ile herhangibir fark olmaksızın ödenebilir.
  • Bütün turlarımıza ücretsiz olarak bölge şehitlik ziyaretleri eklenebilir.
girne-hilarion-castle